Memleket Meseleleri Üzerine

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Acar, Aksaray'da faaliyet gösteren yerel ve yaygın medya temsilcileri ile sabah kahvaltısında bir araya geldi. 2011-2015 döneminde ASÜ’de yaşanan gelişmelerden, Şubat ayında Kanada’da düzenlenen İslamofobi konferanslarına, Çözüm Sürecinden Paralel Yapılanmaya kadar pek çok konuda önemli açıklamalar yaparak, soruları yanıtladı.  

 

- Paralel Yapılanma Kabul Edilemez -

Demokrasilerde devleti yönetmek isteyenlerin yetkiyi alacağı mercinin halk olduğunu ifade eden ve Paralel Yapılanmaya ilişkin soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Acar,  halktan yetki almanın yolunun siyasete girmekle mümkün olacağını ifade ederek, “Devlet yönetmeye talip olan varsa partisini kurar, programını yazar, halkın karşısına çıkar ve oyunu ister. Halk teveccüh gösterir ve sizi iktidara getirirse programınızı uygularsınız; buna da hiç kimse bir şey diyemez. Ama “Ben halkın karşısına çıkmayayım, siyasi risk almayayım, davul başkasının sırtında olsun, ben Emniyet ve Yargı bürokrasisi üzerinden devleti kontrol edeyim” derseniz bu ahlaki olmaz, meşru olmaz, legal olmaz, yasal olmaz. Bu manada paralel örgütlenme yanlış yaptı. 17 ve 25 Aralık süreçleri ciddi bir kırılmadır ve bu süreçle birlikte biz de bu yapılanmayla aramıza mesafe koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın bu yapılanmayla ilgili mücadelesini destekliyoruz” dedi.

- Çözüm Sürecini Destekliyoruz -

Sorulan bir soru üzerine Çözüm Sürecine ilişkin görüşlerini açıklayan ve ASÜ’nün bu süreci başından beri desteklediğini kaydeden Rektör Acar, bu desteği Senato Kararı ile deklare eden ilk ve tek üniversitenin Aksaray Üniversitesi olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Osmanlı bakiyesi bir coğrafya üzerinde kurulmuş bir devlet olduğunu, bu coğrafyada dili, dini, etnik kökeni, kültürü farklı topluluklar olduğunu ifade eden Acar, “Bu çeşitliliği kucaklayan bir yapıda temelleri inşa etmiş olsaydık Kürt sorunu, Alevi sorunu ve Ermeni sorunu başta olmak üzere, yüz yıldır sırtımızın kamburu olagelmiş sorunlar yaşamazdık” dedi. Tüm bu sorunlar varken Türkiye’nin diğer taraftan da dünya büyükleriyle yarışmak istediği gerçeğine dikkat çeken Rektör Acar, “Kendi içerisinde, kendi halkı ile kavgalı olan bir ülke hiçbir zaman siyasi istikrarı yakalayamaz. Siyasi istikrarın olmadığı bir ülkede ekonomik istikrar olmaz. Ekonomik istikrarın olmadığı bir ülkede yeterince hızlı büyüme olmaz ve büyük projelerin finansmanı gerçekleşemez. Savunma sanayinde dışa bağımlı, köprülerini, yollarını, üst ve alt geçitlerini, hızlı trenlerini, uçak gemilerini, savaş uçaklarını, güdümlü füzelerini ve yazılım programlarını kendisi yapamayan bir ülke, hiçbir zaman kendi sınırları dışında ne olup bittiğiyle ilgilenemez, olayların gidişatına müdahil olamaz, “Burada ben de varım” diyemez” şeklinde konuştu.

 

- Erdoğan’ın Liderliğinde Türkiye, Önemli Mesafeler Katetmiştir -

 

Binlerce mil uzaktan gelip bölgeyi işgal eden ve bölgeyi parçalamak isteyen güçlere karşı “Burada ben de oyun kurucu bir gücüm” diyebilmek için, Türkiye’nin sırtındaki kamburları atması gerektiğini vurgulayan Prof. Acar, bunun vurarak, kırarak, yok sayarak yapılamayacağının altını çizdi ve Türkiye’de 1980’lerden beri denenen yolun askeri ve polisiye tedbirler olduğunu belirtti. 40 binin üzerinde insanın ve 1 trilyon dolar gibi bir maddi kaynağın bu uğurda heba olduğunun altını çizen Acar, “Bu sorunlarımızı barışçı yollardan çözsek ve 1 trilyon dolarımızı ekonomik kalkınmaya kullansaydık, bugün nükleer santrallerimiz, güneş enerjisi üreten panellerimiz olabilirdi, refah düzeyimiz daha yüksek olurdu” dedi. Dünyada Soğuk Savaş sonrası ciddi bir nüfuz mücadelesi olduğunu ve Türkiye’nin İslam Dünyası içerisinde kendi ayakları üzerinde durma potansiyeli gösteren en önemli ülke olduğunu kaydeden Rektör Acar, şöyle devam etti: “Son 12 yıl Sayın Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, çok önemli mesafeler kat etti. Bu yürüyüşü durdurmak ve bizi dizimizin üzerine çöktürmek için uğraşıyorlar. Bugün sırtımızda kambur olarak duran sorunları konuşarak, müzakere ederek, demokratik açılımlarla, siyasi reformlarla çözebiliriz. Böyle yaparsak Ortadoğu’da merkez ülke oluruz ve o zaman AB bizi almış almamış hiç önemi olmaz, dış odaklar bizi oturduğu yerden tehdit edemez. Bu nedenle Çözüm Sürecinin başarıya ulaşması çok önemli, hepimiz var gücümüzle desteklemeliyiz.”

 

- ASÜ Türkiye'nin En Özgür Üniversitesidir -

Rektör olarak görev yaptığı 2011-2015 döneminde ASÜ’de çok güzel gelişmeler kaydettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Acar, yaşanan gelişmeleri özetle şu şekilde anlattı: “Tüm Aksaraylıların övünebilecekleri, üniversiteler arasında adından sitayişle bahsedilen bir üniversiteyiz. En başta gelen özelliğimiz, temel değerlerimiz, özgürlük ve adalet. ASÜ Türkiye’nin en özgür üniversitedir. Biz inanç, düşünce, vicdan, araştırma ve ifade hürriyetinin en üst düzeyde yaşandığı; dil, din, ırk, meşrep, mezhep, mektep farklılıklarının gözetilmediği bir üniversiteyiz. Burada insanlar sadece yaptıkları işlere göre değerlendirilirler. Ayrıca ASÜ Türkiye’nin en hızlı büyüyen üniversitelerinden birisidir. Öğrenci sayımız 4 yıl içinde 8 binden 18 bine yükseldi. 2011 yılına kıyasla kampüsteki tesislerimizi ikiye katlamış durumdayız. BESYO Binası, Merkezi Konferans Salonu, Merkezi Derslik Binası, Sosyal Yaşam Merkezi, Kampüs Camisi, Yüzme Havuzu ve altyapı çalışmalarının büyük bir kısmı bu dönemde bitirilerek devreye girmiştir. Hali hazırda Mühendislik ve Eğitim Fakültelerinin ikinci etap binaları, İslami İlimler Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Rektörlük Binası ve Tribün inşaatı devam etmektedir. Bunlar da bir-iki yıl içinde bitecektir. Böylece henüz 10 yaşına basmadan ASÜ fiziksel altyapı anlamında gelişimini tamamlamış olacaktır."

 

- Akademik Performans Bakımından ASÜ Çok İyi Yerde -

ASÜ'nün hızla dışa açılan bir üniversite olduğunu söyleyen ve 2011 yılında hiç yabancı öğrencinin olmadığını vurgulayan Rektör Acar, “2 yıl önce 25 yabancı öğrenci alarak yola çıktık, geçen yıl bu sayı 140’a ve bu yıl da 480’e ulaştı. Önümüzdeki iki yıl içinde yaklaşık bin yabancı öğrencimiz olacak. Şu anda 24 ülkeden yabancı öğrencimiz var. ASÜ toplumsal sorunların barışçı çözümüne destek olan bir üniversitedir. Vurarak, kırarak, kavgayla, dövüşle, tehditle, yıldırarak değil de konuşarak, barışçı yollardan sorunların çözümünü destekliyoruz. Bu konudaki desteğini ve pozitif yaklaşımını Senato Kararı ile deklare eden ilk ve belki de tek üniversiteyiz. Akademik performans yönünden emsallerimiz arasında birinci sıradayız. Bir Avrupa Kuruluşu tarafından verilen “En İyi Üniversite” ve “En İyi Yönetici” ödüllerimiz var. Başarımıza katkısı olan herkese teşekkürler" dedi.

 

- İslamofobi Konusunda Kanada’da Bir Seri Konferans Verildi -

Kısa süre içinde Afrika, Avrupa, Amerika ve Asya olmak üzere dört kıtaya seyahat yaptığını söyleyen ve buralarda katıldığı programlardan söz eden Rektör Prof. Dr. Mustafa Acar, yapılan gezilerin turistik maksatlı olmadığını, tüm Müslüman dünyayı ilgilendiren meselelere ve tehlikelere dikkat çekmek için çalıştıklarını belirtti. Kanada’da İslamofobi ile alakalı düzenlenen bir seri konferansa katıldığını ve hem orada yaşayan Müslümanlarla, hem de gayrimüslimlerle görüşme şansı yakaladığını belirten Acar, “Dünya’nın en sıcak gündem maddelerinden birisi olan İslamofobi’yi geniş bir kitleye anlattık ve İslam’ın bir esenlik, barış dini olduğunu; kavga, savaş ve terör dini olmadığını; şaibeli terörist eylemler tezgahlayıp İslam korkusunu hortlatmakla birilerinin İslam dünyasındaki işgaller ve zulümleri örtbas etmeye çalıştığını  ifade ettik. Yine kısa zaman önce Sudan’da düzenlenen bir eğitim fuarına katıldık. Türkiye-Afrika üniversitelerinin işbirliğini geliştirmek için düzenlenen bu etkinlikte toplam 17 üniversiteyle öğrenci-akademisyen değişimi protokolleri imzaladık” dedi.

 

- İslam da Avrupa Tarihinin Bir Parçasıdır -

Aralarında Almanya, Fransa, Belçika, İtalya, Bulgaristan, Bosna-Hersek ve Türkiye'nin bulunduğu  toplam 7 ülkeden kurumların paydaşı olduğu, Türkiye’den tek paydaşın ASÜ olduğu bir AB Projesinden söz eden ve bunun için Brüksel’e gittiğini kaydeden Rektör Acar, “İslam da Avrupa Tarihinin Bir Parçasıdır” konulu projenin amaçlarını anlattı. “Bu projenin Avrupalılara ve orada yaşayan Müslümanlara dönük önemli mesajları var. Avrupa kamuoyuna “İslam’la Avrupa tarihinin sadece savaşlardan ve çatışmalardan ibaret olduğunu zannetmeyin, İslam’ı bir düşman gibi görmeyin. İslam Avrupa Medeniyetine kültürel, bilimsel ve entellektüel anlamda çok değerler katmıştır” mesajı veriyoruz. Avrupa’da yaşayan Türklere ve Müslüman kamuoyuna ise “Buralarda kendinizi sığıntı birer unsur gibi görmeyin, tehditlere aldırmayın, burası sizin evinizdir” mesajını veriyoruz” dedi. Pakistan’da İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Üniversiteler İşbirliği Platformu’nun toplantısına katıldıklarını da belirten Acar, “Müslüman ülkelerdeki üniversitelerin birbirleriyle işbirliği yapabilmesi, ortak çalışabilmesi, proje üretebilmesi ve öğrenci-öğretim üyesi değişimi konuları görüşüldü. 

 

- Sonbaharda "Bölgesel Kalkınma Sempozyumu" Düzenliyoruz -

KOP Bölgesi üniversitelerinin bir araya gelerek UNİKOP’u kurduğunu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun önerdiği bu birliğin çok önemli olduğunu ifade eden ASÜ Rektörü, toplam 8 üniversiteden oluşan UNİKOP’a, kıdem sırasına göre her yıl bir üniversitenin Dönem Başkanlığı yaptığını; 2015 dönem Başkanlığının ASÜ’de olduğunu söyledi. UNİKOP’tan amacın güçleri birleştirmek, insan kaynaklarını ve laboratuvarları daha etkin kullanmak ve her konuda işbirliği yapmak olduğunu anlatan Acar, “Böylece hem bölgemizin, hem de ülkemizin kalkınması konusunda üzerimize düşeni yapacağız. UNİKOP’un kuruluşunun üçüncü yılındayız ve bu yıl Dönem Başkanlığını Aksaray Üniversitesi yapıyor. Yıl boyunca çeşitli etkinlikler düzenleyeceğiz. Özellikle sonbaharda yapmayı planladığımız “Bölgesel Kalkınma Sempozyumu” çok önemli. Ulusal ve uluslararası katılımcılardan oluşan ve enerjiden iklim değişikliğine, tarım ve hayvancılıktan lojistiğe kadar, bölgemizi ilgilendiren hemen her konuda bildirilerin sunacağı bir sempozyuma ev sahipliği yapacağız. Bu aynı zamanda Aksaray’ın kendisini tanıtabileceği bir etkinlik olacak” diye konuştu.