Bir Kadir Gecesi Mescid-i Aksa’da

Süleymaniye'de Bayram Sabahı’ndan ilhamla..


Artarak gönlümüzün sürûru her dakikada
Bir nurlu akşam oluyor şimdi, Mescid-i Aksa'da
Bırakarak geride evladü iyâl, akrabayı taallûkatı
Ziyarete geldik, çevresi mübarek Mescid-i Aksa’yı
Güneş veda ederken bize Kudüs ufuklarından
Akın akın mescide geliyor ümmet-i Muhammed, dört bir yandan
İğne atsan yere düşmez, hınca hınç insan doluyor
Mescid-i Aksa'da bu saatler insan huzura garkoluyor
Bin bir ağızdan salâvat ve tekbir sesi birbiriyle hemhâl oluyor
Sanırsın uzaklardan Halife Ömer'le Sultan Selâhaddin geliyor
Girerken eski Kudüs'ün o heybetli kapısından
Derin bir hissiyat doluyor gönlüme, kitabın tam ortasından
Mahşeri bir kalabalığı yararak ilerliyoruz, daracık sokaklardan
Çantamıza cebimize de mukayyet oluyoruz ama, bir taraftan
Daracık sokakta yüz yüze bakıyor tezgâhlar, dükkanlar
Giyim kuşamcıların yanında, bakıyorsun baharatçılar
Dönerciler, köfteciler, felafelciler de var
Aldırmadan sıcağa, oruca, Ramazan'a, işlerine bakıyorlar
Bir ara sıkıştık ezilecek gibi oluyoruz
Müsaade edin geçelim kuzum, nereye gidiyoruz?
Müslümana eziyet yakışık almaz, ona kolaylık gerek
Biraz sistem, organizasyon, idareyle meseleyi çözerek
Hele akşam gece yarısı ilerleyen saatlerde
Maazallah ezecek millet birbirini göz göre göre
Neyse dönelim yine biz Mescid-i Aksa'ya
Kulak verelim o mübarek manevi uğultuya
Bir yandan cemaat-i Müslimin ibadet ediyor
Bir yandan da sabır ve sükûnet içinde, iftar bekliyor
Vakit yaklaştıkça kalabalık artıp saflar sıklaşıyor
Ne içerde, ne dışarda oturacak bir yer kalıyor
Derken ezan başlıyor Allah-u Ekber nidasıyla
Cümle evlad-ı Müselman iftar ediyor zeytini, hurmasıyla
Pita ekmek, peynir, yoğurt ve humus, kısmette ne varsa
Her sofranın baş nimeti, tabii ki hurma
Bitirip on dakikada yeme içme her bir işini
Başlıyor dinlemeye müezzinin o güzel kaametini
Hep birlikte huşû içinde namaza duruluyor
Bu cemaatin parçası olmak, insana huzur veriyor
İmam efendinin sadâsı da mâşallah, pek güzel çıkıyor
Alıp kıyamdan insanı, bir başka âleme taşıyor
Mescid-i Aksa'da binlerce Müslüman toplanmışız
Melekler, Sahabe, Ömer ve Selâhaddin yoldaşımız
Kıyam, kıraat, rükû, sücûd… derken
Binlerce mü’min yan yana bize eşlik ederken
Kâbe bütün ihtişâmıyla önümüzde beliriyor
Zihnimizde işte o an binlerce devran dönüyor
Mekke, Medine, Kudüs, İslamın ilk kıblesi
Kubbetüssahra parlıyor, üstünde altın kubbesi
Kimler gelip geçmedi ki bu kutsal mekânlardan
Şimdi yine toplanmış insanlar uzak diyarlardan
Biraz gönlümüz buruk lâkin, hava esâret havası
Kudüs ve Mescid-i Aksa, ümmetin ortak dâvâsı
Bu kasvet dağılmalı, esaret son bulmalı
Bütün şehirler gibi, Kudüs de özgür olmalı
Müslümanı, Musevisi Hıristiyanı yan yana yaşamalı
Sokaklarda barış, huzur, özgürlük mis gibi kokmalı
Namaz bitince yeniden tesbihat ve salâvata dalıyoruz
El-Aksa’da Kadir Gecesi, Yatsı ve Teravih bekliyoruz
Biraz uzunca gelse de, biz Türkiye'den gelenlere
Sonuna kadar ediyoruz refakat, öteki mü’min kardeşlere
Dokuz buçukta başlayan namaz onbir buçukta bitiyor
Saat 01’deki gece namazına kadar bir fasıla doğuyor
Abdest tazelemek maksatlı dışarı çıksak diyoruz
Çok geçmeden çıktığımıza bin pişman oluyoruz
Bir sıkışma, bir itiş-kakış, bir tuhaf hengâme
İnsan üzülüyor tabii, Müslümanların bu elîm hâline
Bir sürü abdesthâne var, ama erişemiyoruz
Her yol ağzı tıkanmış, ne yazık giremiyoruz
Mesele yer darlığı değil, mesele bambaşka
Mesele tertip düzen, sevk ve idare anlayana
Bu intizamsızlık, sistem yokluğu ümmetin temel derdi
Sonucundan pek bizâr alem-i İslam'ın her ferdi
Bırakıp suçlamayı da, her şey için Batıyı
Bazı hususlarda diyorum, örnek alsak o uzak coğrafyayı
Meselâ umumi hela temizliği, bunlardan biri
Yine meselâ, ziyaretçisi bol büyük mekânların işletmesi
O daracık sokakta millet birbiri üstünde
Korku ve telaş okunuyor kadınlarla kızların yüzünde
Gönüllü bir delikanlı Arapça canhıraş feryat ediyor
Belli ki “gidenler şuradan, gelenler buradan!” diyor
Fakat dinleyen kim, herkes can derdinde
Sıkıntı ve rahatsızlık gözleniyor milletin her ferdinde
Halbuki bir yolu gidiş, birini sadece geliş yapsalar
Satıcılar da rahatlasa, yolcular da rahatlasalar
Hasılı ümmetin, sistem ve temizlik sorunu
Çıkıyor karşısına her yerde, Mescid-i Aksa istisna olur mu?
İşte böyle dostlar, ziyaret ederken Mescid-i Aksa’yı
Karmaşık duygular kaplıyor büsbütün insanı
Bir yanda ibadet, taat, salâvat ve maneviyat
Öbür yanda cüdayı sistem, temizlik, tertip, düzenat
Her şeye rağmen galebe çalıyor maneviyat, buram buram
İnsan bir hoş hissediyor kendini, Mescid-i Aksa’da bu akşam…

(Mustafa Acar, Kudüs, Mescid-i Aksa, 14 Temmuz 2015)