Küreselleşme '24.02.2009'

Küreselleşme nedir? Bir özgürlük ve zenginlik rüyası mı? Yoksa bir eşitsizlik ve yoksulluk kâbusu mu? Küreselleşme Amerikanın icat edip insanlığın başına musallat ettiği bir belâ mıdır, yoksa her ülkenin ufak tefek katkıda bulunduğu, riskleri ve fırsatlarına maruz kaldığı bir genel-evrensel olgu mu? Küreselleşme önlenebilir veya tersine çevrilebilir bir süreç midir; yoksa istesek de istemesek de boyun eğmek zorunda olduğumuz bir kozmik-aşkın kader mi? Küreselleşme ile yerel kültürleri ne tür bir akıbet beklemektedir? Ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan küreselleşme ne anlama gelmektedir? Dünyanın global bir köye dönüşmesini sağlayan başlıca faktörler, dünyayı düzleştiren gelişmeler nelerdir?..

Bu sorular, son yıllarda bütün dünyayı kasıp kavuran, dostları ve sevenleri kadar düşmanları ve karşı çıkanları da olan küreselleşme süreciyle ilgili her gün yanıt aradığımız sorulardan sadece birkaçı. Küreselleşme ve internetin hayatımıza girmesiyle yalnızca nicel anlamda mesafelerin kısaldığı değil, daha önemlisi zaman ve mekân kavrayışının niteliksel bir dönüşüme uğradığı bir dünyada yaşıyoruz. Dünya elimizin altında; nerede ne olup bittiğinden haberdarız; dostlarımızla mesafe tanımaksızın görüşüp konuşabiliyor, farklı ülkelerden daha önce yüzünü hiç görmediğimiz dostlar edinebiliyoruz. Firmalar için pazar artık kendi ülkeleri değil, koskoca bir dünya piyasası; entellektüeller için fikirlerini iletebilecekleri kitle yalnızca yakın çevre değil, bütün bir dünya toplumu. Fikret’in yüz yıl önce söylediği “yeryüzü vatanım, insanlık milletim” dediği dünyaya doğru adım adım yol alıyoruz…
Bu satırların yazarı her konuda olduğu gibi küreselleşme konusunda da kategorik genellemelerin yanlış olduğuna, atalarımızın yerinde uyarısıyla “Şeytan’ın ayrıntılarda gizli olduğu”na, bir yargıya varmadan ayrıntılara bakmak gerektiğine inanmaktadır. Bu çerçevede küreselleşme tümüyle alkışlanması gereken, “sütten çıkmış ak kaşık” olmadığı gibi; tümüyle çöpe atılması gereken, acı ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen, “günah keçisi” bir süreç de değildir. Elinizdeki eser küreselleşme ile ilgili tartışmalara, bu sürecin lehindeki ve aleyhindeki argümanlara yer vererek nispeten daha dengeli ve daha soğukkanlı bir bakış açısının oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Birçok fırsatları ve riskleri beraberinde getiren küreselleşmenin düzleştirici, eşitleştirici ve özgürleştirici bir süreç olduğunun vurgulandığı eser, günümüz dünyasında olan biteni anlamak isteyen herkese hitap eden bir çalışmadır.

İnternetten Online Alışveriş için:

www.orionkitabevi.com