Bir lise öğrencisinin krizle ilgili sorularına cevaplar... '29.01.2009


Bu sabah posta kutuma İsviçreli bir lise öğrencisinden bir mesaj düşmüş; lise bitirme tezine yardımcı olmak üzere, küresel finansal krizle ilgili bazı sorular soruyor. Bir an küreselleşme ve internet çağının dünyayı ne kadar değiştirdiğini, hayatımızı ne kadar derinden etkilediğini, hiç akla gelmeyecek yardımlaşma biçimlerini gündemimize soktuğunu düşündüm. Şöyle bir düşünün: İşviçrede okuyan bir lise öğrencisi, lise bitirme tezi için, halen Malezyada bulunan bir Türk hocadan yardım talep ediyor, iyi mi? Birkaç yıl önce, benzer bir olayı, bu kez tersinden kendim yaşamıştım. Amerikadan yeni döndüğüm sıralardı. Bilgisayarımda bazı ayarların değiştirilmesi ve bazı sorunların giderilmesi için, o sırada Hollandada bulunan bir Fransız enformasyon teknolojisi uzmanından yardım istemiş, o da çağrı cihazıyla ABDde bulunan bir Meksikalı uzmandan bazı kodları sormuş, sonra da Hollandadan benim Ankaradaki evimde bulunan bilgisayarıma girmiş, gerekli ayarlamaları ve düzeltmeleri yapmıştı!.. Dostlar, bazılarımız hala anlamakta ve intibak etmekte güçlük çekse de, internetin dünyamıza girdiği küreselleşme çağında, meşhur tabiriyle "artık hiç bir şey eskisi gibi değil," hayatımız ve düşünüş biçimimiz artık çok başka. Bunun ne kadar erken farkına varır, yeni duruma ne kadar erken adapte olabilirsek, bu iki olgunun nimetlerinden yararlanma, risklerini en aza indirme konusunda başarı şansımız da o kadar artar; aksi takdirde "eller aya giderken yaya kalanlardan, eller Mersine giderken tersine gidenlerden" oluruz, benden hatırlatması. (Küreselleşmenin dünyayı nasıl düzleştirici, özgürleştirici ve eşitleyici bir işlev gördüğü konusunda daha fazla bilgi için bkz. M. Acar, "Düzleştirici ve Özgürleştirici Bir Süreç Olarak Küreselleşme," Orion Yayınevi, 2009). İsviçreli delikanlıya verdiğim cevapları sizinle de paylaşmak istedim. Böylece bazı öğrencilerimin "hocam son zamanlarda yazılarınızı göremez olduk" serzenişlerine de bir ölçüde cevap vermiş olayım! > Ben Isviçrede Kanton Thurgau Kreuzligen lisesi üçüncü sınıf öğrencisiyim. Şu anda dünya finans krizi ve şanslar adı altında lise diploma tezimi hazırlamaktayım. Bu bağlamda Size bir kaç soru sormak istiyorum. > 1.Kapitalizmin sonu mu gelmiştir? Hayır. Kapitalizmin tarihi krizlerle doludur, her defasında bunları aşmayı başarmıştır, bu defa da öyle olacaktır; bir süre sonra hayat normale dönecektir, taa ki yeni bir mali ve parasal genişleme dalgasının şişirdiği fiyat balonunun sönmeye başladığı bir sonraki krize kadar. (Daha fazla bilgi için, şu yazılara bakılabilir: "Kapitalizmin Sonu Geldi mi?" Zaman, 18.09.08 http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=739535, "Türkiye Küresel Krizden Güçlenerek Çıkabilir," Taraf, 20.09.08 http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=17379 ) 2.Kapital çok az kişi, şirket ve ükelere yığılmaktan kurtulabilecek mi? Biraz zor, "para parayı çeker" demişler, sermayenin doğŸasında birikme ve çoğalma eğilimi; veya sermayedarın doğasında çoğaltma ve biriktirme eğilimi var, ve kapitalizmde sermayenin tek elde birikmesini engelleyen açık kısıtlamalar yok. Belki serbest piyasa ekonomisi tam olarak uygulanır ve rekabet engellenmezse, piyasalara giriş-çıkış gerçekten serbest olursa, o takdirde piyasa mekanizması sermayenin tekelleşmesini önlemeyi bir ölçüde başarabilir. 3.Bu krizden sonra acaba ticaret ahlakı daha önemli bir yere sahip olabilecek mi? Spekülatif hareketlere biraz daha sınırlama getirilebilir, iş ahlakı lehine literatür kabarabilir; ama bundan sonra iş dünyasının "tövbe edip" çok ahlaklı davranmaya başlamasını beklememek gerekir. İnsanoğlu yaşadığı felaketlerden ders alsaydı, bazı krizleri tekrar tekrar yaşamazdık. Daha fazla bilgi için Kindlebergerin "Cinnet, Panik ve Çöküş" adlı kitabına bakılabilir. (İst. Bilgi Üniv. Yayınları, 2008.) 4.Bugünkü duruma İslam dini açısından bakıldığında hangi önemli kritik ve telkinler söylenebilir? Sorunun düğümlendiği nokta, devletin tekelinde olan karşılıksız para basma yetkisi (kalpazanlık), bunun uluorta kullanılması, fiat para ile parasal genişleme politikaları, paradan para kazanma ve kısa yoldan köşeyi dönme dürtüsü, spekülatif hareketlere göz yumulması, ve finansal türev araçlarıyla (futures, options, hedge funds,..) "bir koyundan dokuz post" çıkarılmasına (100 liralık orijinal işlemin farklı piyasalarda tekrar tekrar satılarak 500-600 liralık işlem gerçekleştirilmesi) izin verilmesidir. Sorunun çözümü için modern finansal sistemin, para yaratma sisteminin ve para-kredi genişleme mekanizmasının kökten gözden geçirilmesi gerekir. İslamın bu noktada faiz ve tefecilik yasağı, paradan para kazanılmasına cevaz vermemesi, insanları sade yaşamaya veya israftan kaçınmaya davet etmesi, spekülatif hareketlere izin vermemesi, işadamına ödünç kullandırırken veya finansman sağlarken sadece karın değil, aynı zamanda riskin de paylaşılması gerektiğini telkin etmesi, ve iş ahlakına büyük önem vermesi, bu sorunların birçoğunun çözümüne yardımcı olabilir. 5.Bu krize rağmen, önümüzde genel olarak ne gibi şanslar duruyor? Küreselleşen dünyada sadece büyümenin nimetlerinin değil, krizin felaketlerinin de hepimizi etkilediğini, nimetler kadar külfetleri de paylaşmak durumunda olduğumuzu daha iyi görmüş bulunuyoruz. Ders almayı bilirsek, uluslararası yardımlaşma ve işbirliği mekanizmalarını geliştirebilirsek, yeni kurulucak bir "Dünya Merkez Bankası" kanalıyla bir "dünya parası" geliştirebilir, böylece gelişmekte olan ülkeleri ABD, AB, İsviçre ve Japon merkez bankalarına senyoraj ödeme külfetinden kurtarabilirsek, maceraperest militarist şahinlerin -savaş ve işgal masraflarının yarattığı- açıkları karşılıksız para basarak finanse etme imkanlarını sınırlandırabilirsek, mevcut uluslararası para-finans sistemindeki çarpıklıkları giderebilirsek... bizi daha iyi bir gelecek bekliyor olacaktır. Aksi takdirde krizden krize sürüklenmeye, kısmi bir canlanmanın ardından yeni bir felaketle boğuşmaya devam edeceğiz demektir.