|
Son zamanlarda Türkiye belki de tarihinin en önemli kırılmalarından birini yaşamaktadır. Şu anda çektiğimiz sıkıntılar, esas itibariyle, askeri cumhuriyetten demokratik cumhuriyete, vesayet rejiminden halk egemenliğine dayalı bir rejime, kişiye özel muamele yapan keyfilikler devletinden hukuk devletine, otoriteryen ulus-devlet modelinden çoğulcu ve sivil yönetim modeline geçişin sancılarıdır. Türkiye’de ilk defa emekli orgenerallerin tutuklanabilmesi, devletin içine sızmış çetelerden temizlenmesi konusunda belirli bir asker-sivil işbirliğinin kurulabilmiş olması ve Türkiye’nin son yarım yüzyılını karartan olayların arkasında olduğu hissedilen bir suç örgütünün üzerine gidilebiliyor olması, hayati derecede önemlidir. Gelecekte Türkiye’nin tarihini yazacaklar, 2000’li yıllarda yaşananları büyük olasılıkla Türk tarihinin kırılma anlarından biri olarak niteleyeceklerdir. Ceberrut-buyurgan devletten hizmetkâr devlete, otoriteryen tektipçi yönetim anlayışından çoğulcu ve sivil bir demokrasiye evrilmekte olduğumuz bu süreçte yapıp ettikleriyle, yazıp çizdikleriyle, sergiledikleri ilkeli tutum ve medeni cesaretle teşekkürü hak eden birçok kişi ve kuruluş vardır. Buna karşılık, yine aynı şekilde, yapıp ettikleriyle ve yazıp çizdikleriyle gerçek kimliklerini ortaya koyan, demokrasi ve hukuk devleti yürüyüşünde yaya kalan, ilkeli gazetecilik konusunda sınıfta çakanlar da mevcuttur. Bu yazı, bunlardan teşekkürü hak edenlere teşekkür borcumuzu, kınanmayı hak edenlere de kınama borcumuzu dile getirmektedir. Teşekkürü hak edenlerden başlayalım.
|